HOŞGELDİNİZ

güzel şeyler paylaşmak dileğiyle...







21 Aralık 2011 Çarşamba


Bu resim 1 ay öncesine ait fakat ancak yayınlıyabildim malum yoğun iş temposu nasıl da masum bakmış öyle bu çalışma masasında her akşam boyama yapıyoruz tabi ondan çok ben yapıyorum bu arada şu boyama işi bana da terapi gibi geliyor  acayip uykumu getiriyor en fazla 15 dk dayanabiliyorum gözlerim kapanmaya başlıyor.Bundan sonra inşallah elimden geldiğince daha sık yazmaya çalışıcam biraz anı biriktirmek lazım dimi bu arada cumartesi günü fatmayla bayadır görmediğim ta liseden bir arkadaşın evine ziyarete gidicez bi aksilik çıkmazsa sonra fotoları yayınlarım.

SANKİ BANA YAZILMIŞ BU YAZI

Ara …

Yeryüzünde kendini yapayalnız hissettiğinde…
Etrafını saran isyan dalgası  eteklerine çarpıp dururken ve hani sen tüm gücünle hidayet üzere sabit kalma mukavemetinde kendini sıkmış sıkmışken…Daha ne kadar dayanabilir olduğundan bihaber ilahi rızayı yakalamaya   uğraşırken…
Kollarını kanatlarını vücuduna dolamış, özüne dönen semazen misali , dışa tüm algılarını kapatmışken … Dünyalık kıpırtılar, ruhundaki sakin vicdan denizlerinde devasa kasırgalara  mahal vermesin diye üzerinde bir tedbir hali, pür dikkat kesilmişken…
Tüm tehlikeler, tehlikeye sapan yollar orda ve sen burda iken…
Hayır, korkma; sadece aramaya başla !
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve O’na yaklaşmaya vesile arayın.” (Mâide: 35)
sözünce ara…
İbadetlerinde istikrar arzusuyla kıvranan aklın ve aynı ibadetlerde duymayı arzuladığın huşu özlemiyle yanan ruhun yakana yapışmış, senden çözüm çözüm çözüm beklerken,
ve hayatının -vaktinin-ıslak bir sabun gibi elinden hızla kayıp gittiğine şahit olurken,
şaşkınca geçirdiğin senelere bakakalmış diğer yandan  ebedi hayatı fazlaca tahayyül etmeye başlamışken …
Hayır,üzülme; sadece aramaya başla !
“Allah’tan korkun ve sâdıklarla beraber olun.” (Tevbe/119)
sözünce ara…
Günahlar , masanda yığılmış dosyalar misali omuzlarında kütleler halinde büyürken,
İçinde hem vazgeçişler, hem tövbeler hergün kendinle çelişir çelişirken…
Rabbine zannın, af dileyiş  ve isyan arasında saniyelik değişimlerle  seyrü sefer ederken…
Düzensiz periyotlarla genleşip büzüşen  ‘güven’ duygusu artık dimağında sadece seni yoran bir angarya olmuşken…
Ümitsizliğe kapılma; sadece aramaya başla !
“Açın gözünüzü! Allah’ın dostları üzerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar.” (Yunus/62)
sözünce ara…
Yalnız değilsin tabiki de; O en sevgiliye ulaştıran yollarla  dolu etrafın…Yolu ara, yol arkadaşlarını ara , sen ulaşırsın sonunda…
Sevgili peygamberi katına aldıktan sonra  ömrünü imanla taçlandırma derdinde olan mü’min kullarını nasıl yalnız bırakır ki Rabbin ?
Yeryüzünde yanan kandiller misali toprakları nurlandıran Allah dostlarını ara…
Gücün yetmeğinde gücüne güç katan enerji kaynaklarını ara, oturma ve kapanma içine sakın…Gücün yettiğince ara…
Hiç olmazsa , ‘ sana ulaşmak için aramıştım Rabbim ! ‘ demek için ara…
Şeyh Edebali,Tabduk Emre,Şems-i Tebrizi yi arayıp bulan ve dünya /ahiret afiyetine kavuşan yolcuların ibretini referans alarak  ara…
Sen… evet…bunaldın… kaosun zalim koordinatları arasında gel git yapmaktan…
Hayatında tüm düzene giren şeylerin sana huzur vermesini beklerken , hani tüm maddi imkanlarla çeperlediğin yaşam alanın huzur yerine tam tersi  ruhunu daraltırken…
Genişleyen mekanlarda, yaşam sevincin, kulluğun ve ebedi hayatına  duyduğun güven günden güne daralır iken,
‘sanırım ben bir zerreyim ve halledemiyorum, vesile gerek bana’ deyip ara…
Nacip Fazıl üstadın :
“Allah dostunu gördüm, bundan altı yıl evvel;
Bir akşamdı ki, zaman, donacak kadar güzel.”
diye dillendirdiği olası muhabbet vakti şerefine ara…
Bulduğunda ise  , sakın bırakma…

12 Ekim 2011 Çarşamba

ÇATI KATININ HEDİYELERİ

o kadar çekilişe katıldım henüz çıkmadı belki bu sefer diyorum niveanın süper hediyeleri için tık tık  


21 Eylül 2011 Çarşamba

ÇÖP ADAM

Dün ilk resmini yapmış tabiyki çöp adam 2 tane biri büyük biri küçük büyük olan kendisiymiş küçük olanda ben yanlız benim bacaklarım yok dün resimlere güldük güldük bide onu buzdolabına yapıştırdık. Akşam okuldan bahsediyoruz ve ağzından kaçırdığı şu laf anne okul aslında çok eğlenceli bence sende gitmelisin yani hem sevmiyorum hemde yan cebime koy. Buarada hiç fotoğraf yayınlayamıyorum çünkü telefonumu kaybettim nerde unuttuysam artık Yusuf geldikten sonra aklım 1 karış havada dolaşıyorum. Neyseki Selçuk gelirken bana hediye olarak telefon getiricek...
Hafta sonunu iple çekiyorum Ankara'ya gidiyoruz Yusuf annem ablam hepbirlikte çünkü yeni bir bebişi oldu kız karedeşimin. burdan cuma çıkıp pazar dönmeyi pilanlıyoruz bi aksilik çıkmazsa eğer. 

20 Eylül 2011 Salı

EĞİTİME İLK ADIM

Yusufum artık okullu oldu ana sınıfına başladı geçen hafta günde 1 saat kaldılar okulda severek gidiyordu bu hafta ise 13,00 den 5,30 kadar  okulda geçiyor zamanı dün ilk uzun saatlerini geçirdiği için beyfendi pek memnun kalmamış  bugun ben işe giderken oda uyandı sabah ve okula gitmiycem diye tutturdu ama nafile bu gün yine okula gitmekten kurtulamadı bu arada dün habire öğrendiği bir şarkıyı papağan gibi tekrarlayıp durdu sar sar sar makara diye bişey hem sevmiyo hemde deve cüce oynamışlar bizimki birinci olmuş onu ballandıra ballandıra anlatıyor bana aslında gitmek istiyorda sırf bana pisikolojik baskı yapıcak ya   uyanık ama yemezler bakalım bu akşam ne macera yaşatıcak bana

13 Eylül 2011 Salı

ÇEKİLİŞ VAR

bir çekiliş  burda çok güzel çantalar umarım bana çıkar özellikle kahverengiye bayıldım.

12 Eylül 2011 Pazartesi

TARİHE GEÇSİN LÜTFEN

Evet bugün tarihi bir gün benim için neden çünkü yusufcuğum 3 kocaman aydan sonra gümüşhane'den döndü sonunda akşamı zor edicem valla sabah ben işe gittkten 1 saat sonra eve geldiler annemlerle birlikte nitekim ben göremedim ölüyorum meraktan acaba büyüdümü acaba değiştimi beni görünce napıcak vs. 3 ay bu 3 yıl geçti sanki artık bu tarihten sonra yusufun benim hikayelerimiz başlasın diyorum...

25 Ağustos 2011 Perşembe

Aynı konuda bir kitap daha bunu senenin başında okumuştum filmide var ancak film kitabın yarısını anlatıyor 2.si çıkmadı sanırım benim gibi tarihi belgeler,sırlar, tapınakçılar, vatikan  ilginizi çekiyorsa okuyun derim zaten bir başladınmı elinden bırakamıyorsun 2-3 günde bitiriveriyorsun kitabı bu postları böyle yayınlıyorum ama zannetmeyin kitap kurdu olduğumu aslında okumayı seviyorum ancak işten güçten fırsat bulamıyorum önceki postumda dediğim gibi yusufun olmayışı bana bayağı kitap okuma fırsatı verdi. Normalde nasıl kitap okuyorum yani yusuf ve babası istanbuldayken şimdi yatak odasında yatağın yanındaki çekmecenin üstünde okuycağım kitaplar durur ben hergece yatmadan önce okuycam diye beklerler sonra yatma vakti gelir yusuf kendi kitaplığındaki kitaplardan en az 10 tane getirir bana hergece onları hatmettirir böyelece kendi kitabımı okuycak hal bırakmaz bana ama yinede 1-2 sayfa okurum böylece o kitap doğal olarak aylar sonra biter ama sevdiğim kitap olursa onu okumama hiçbirşey engel olamaz onu hemen bitiriveririm şimdilik yazıcaklarım bukadar yarın görüşürüz 

yusufun yokluğunda kendimi kitaba verdim

nerdeyse her hafta bir kitap bitiriyorum yani okadar çok zamanım oluyor aslında kitapları daha çok işe gidip gelirken metro yada metrobüste okuyorum tabi oturmaya yer bulursam bizim bu sultançiftliği metrosu hayli kalabalık oluyo şansıma yer bulursam hemen kitabı okumaya başlıyorum, bu da vıncı şifreside metro kitabımdı okurken öyle dalıyordumki son anda inicem yeri farkedip kendimi bi hışımla dışarı atıyordum şimdi gelelim kitaba; kitabın konusu hristiyanlığı temelinden sarsıcak bir sırla ilgili nedir bu sır  “Hz. İsa’nın aslında Tanrı’nın oğlu olmadığı”, onun aslında sıradan bir insan olduğu “ (yazık bunu yeni öğrendiler) ve bu sırrında  zamanı geldiğinde açıklanacağı ile ilgili. Kitabın içerisinde geçen çoğu unsurun gerçek olması nedeniyle kitap daha ilk sayfalardan itibaren diğer sayfaları merak ettiren bir özelliğe sahip, sürükleyici  bir roman hala okumayan varsa hemen okusun derim. 

23 Ağustos 2011 Salı

sabırsız ben

ben söylemem sen anla sevgili blog yusufun gelmesine daha 2 hafta var sona yaklaştıkça daha çok uzuyor günler sanki ve ben sabırsızlanıyorum bu sene gümüşhaneye gidemiyorum ve oğlumsuz bayram geçiricem artık düşünün halimi 1 hafta tatilim var onuda tek başıma geçiricem artık kendimi bir hafta boyunca alışverişemi veririm yoksa hergün film izleyip yemek mi yerim ramazanda verdiğimiz 1 kaç kiloyu geri almak babından açıkçası gezmek pek içimden gelmiyor çünkü yusuf olmadan pek tadı çıkmıyor gezmelerin zaten annemde yok oda bayramda gümüşhanede dönüşte yusufla birlikte gelicekler ona şimdiden bir sürü süpriz hazırladım bikere en başta ev değişti olduğu gibi sonra odasında değişiklikler yaptım bakalım gelince çok şaşırıcak...    

22 Temmuz 2011 Cuma

TAŞINIYORUM

yeni blogum hayırlı uğurlu olsun diyorum herkesin blogu var benim neden yok pisikolojisiyle bende kendime bir blog yapıyım dedim ama ne yazıcam bilmiyorum yada yazıcağım çok çey varda kafamda toparlayamıyorum sanırsam bu aralar pek yanlızım oğlum ve eşim gümüşhanede bende annemle takılıyorum  anlıycağınız birde taşınma olayım var 2 aydır kiracının taşınıcağım evden çıkmasını bekledim sabırla dün itibariyle evden çıkmış bulunmakta bende derin bi ohhh çektim şimdi işin daha zor kısmındayım yani taşınma faslına gelmiş bulunmaktayım ama hala evi toplamadım bunu tek başıma nasıl yapıcam açıkçası bilmiyorum 6 senelik evli olup 4. kez ev değiştiren biri olarak aslında epey tecrübem var ama hepsinde de sağolsun eşim halletti şimdi iş başa kaldı önce yeni taşınacağım evin boyası yapılacak bu arada bende eşyaları yavaştan toparlarım  ramazana kadar halletmek istiyorum ama bir mucize olması gerekiyor artık nasıl olucaksa aynı zamanda çalışıyorumda sabah 8.30 akşam 6.00 off diyorum yaa bana yardım edecek kimse yokmu :S öbür taraftanda seviniyorum bu taşınma işine en çok ogulcuğum sevinecek çünkü bu oturduğum ev bir çatı katı 6. kat asansörsüz hergün o katları benimle birlikte sabah akşam çıkmak ona zor geliyordu çalıştığımdan yusufu anneme bırakıyordum bu arada annemde 6. katta oturuyor (biz ailecek 6. katlara bayılıyoruz herhalde) artık geriisini siz düşünün çocuğa çin işkencesi böyle yapılır neyseki bu ev hem annemin binasında hemde 1. kat oley daha ne olsun  ayrıca kocaman balkonu var arka tarafında. Yani Allahtan başlarken ne yazıcamı bilmiyorum dedim birde bilseydim bu post hiç bitmiycekti herhalde yazmak güzel bişeymiş ya :) biraz rahatladım sankim şimdilik bu kadar yeter ziro işimin başına dönmem lazım see you